Tarım ve Ekonomi | Tarımın Gelişim Dönemleri ve Özellikleri

Tarım, insanlık tarihindeki ilk üretimdir ve günümüzde hâlen yeryüzündeki en yaygın ekonomik etkinliktir. Ülkelerin ekonomisinde önemli bir yere sahip olan tarımın gelişimini bilim insanları üç döneme ayırmaktadır. Bunlar birinci, ikinci ve üçüncü tarım devrimleri olarak adlandırılmaktadır. Şimdi bu devrimleri inceleyelim. Tarımın gelişim dönemleri ve özellikleri;

1. Birinci Tarım Devrimi

İlk insanın ortaya çıktığı dönemden (yaklaşık üç milyon yıl önce), günümüzden 10.000 yıl öncesine kadar devam eden süre, Paleolitik Dönem olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde insanlar, tamamen doğa koşullarına bağlı olarak yaşamış, yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir. Bu dönemin sonlarına doğru tarımla ilgili denemelerde bulunmuşlardır.

Günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce insanlar, tarımı keşfetmiş ve Orta Doğu’da tarımsal üretime başlamışlardır. Tarım ürünlerinin yetiştirilmeye başlandığı, bazı hayvanların evcilleştirildiği bu dönem Birinci Tarım Devrimi ya da Neolitik Devrim olarak adlandırılmaktadır.

Tarımsal üretimin başlamasıyla insanlar yerleşik hayata geçmiş, köyler kurulmuş, ekonomik hayat başlamıştır. Üretim, dağıtım ve tüketim sürecini içeren ekonomik hayat, sonraki süreçte de ülkelerin ekonomik yapılarına damgasını vurmuştur.

Tarımın başladığı dönemde insanlar, toprağı ağaçlar ve sivri taşlarla işlemekte (Fotoğraf 3.53), tamamen iklim koşullarına bağlı olarak üretimde bulunmaktaydılar. Bu nedenle kuraklık ve sel gibi felaketlerden büyük ölçüde etkilenmekteydiler.

Fotoğraf 3.53 Neolitik Dönem’de tarım, daha çok basit araç ve gereçlerle yapılıyordu.

Fotoğraf 3.53 Neolitik Dönem’de tarım, daha çok basit araç ve gereçlerle yapılıyordu.

2. İkinci Tarım Devrimi

İkinci Tarım Devrimi’nin başlangıcı günümüzden yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmaktadır. Demirin işlenmeye başlandığı bu dönemde demir saban yapılmış, böylece toprak daha kolay işlenmiştir. Bunun sonucunda tarım alanları genişlemiştir.

Sekizinci ve onuncu yüzyıllarda, Avrupa’da sabanın kullanılması, tarımsal üretimde bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Avrupa’da sabana öküz yerine atın koşulması, tarlaların daha kısa süre içinde sürülmesini sağlamıştır. Ayrıca atların, öküzlere göre iki saat daha fazla çalışabilmesi, çalışma saatlerini uzatmıştır. Bu gelişmelerin yanı sıra nadas alanlarının azaltılması da Avrupa’da gerçekleştirilen bir yenilik olmuştur.

Yağışın az olduğu yerlerde tarım alanları ikiye bölünüyor, bir bölümünde tarım yapılırken diğer bölümü nadasa bırakılıyordu. Avrupa’da ise yeni bir buluşla tarım alanları üçe bölündü. Bir bölümüne tahıl, bir bölümüne suya daha az gereksinim duyan ve toprakta azot birikimini sağlayan baklagiller ekiliyor, tarım alanlarının üçte biri nadasa bırakılıyordu. Tarımsal üretim, bu üç bölüm arasında dönüşümlü olarak sürüyordu.

Fotoğraf 3.54 Geleneksel tarım yönteminde daha çok insan ve hayvan gücü kullanılır.

Fotoğraf 3.54 Geleneksel tarım yönteminde daha çok insan ve hayvan gücü kullanılır.

Tarımın başladığı dönemden günümüze kadar geçen sürede tarımsal üretimde kullanılan teknikler, her ülkede aynı olmamıştır. Örneğin Avrupa’da sekizinci ve onuncu yüzyıllarda uygulanan teknikler, Anadolu’da yakın zamanda uygulanmaya başlanmıştır. Bazı ülkelerde makinelerle tarım yapılırken birçok ülkede hâlen öküz gücüyle tarım yapılmaktadır (Fotoğraf 3.54).

Toplumların uyguladıkları bu farklı tarım teknikleri, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine bağlıdır. Günümüzde uygulanan tarım tekniklerini, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri belirlemektedir.

3. Üçüncü Tarım Devrimi

Üçüncü Tarım Devrimi, laboratuvarlarda gerçekleştirilen yenilikleri ifade etmektedir. Bu devrimin başlangıcı, 1960’lara dayanmaktadır. Filipinler’deki Uluslararası  Pirinç Araştırma Enstitüsünde, Çin  ve Endonezya’da yetişen iki pirinç türü melezleştirilerek daha iri taneli bir pirinç türü elde edilmiştir.

1982’de ise on üç pirinç türü karıştırılarak daha kısa süre içinde yetişen ve yılda üç ürün verebilen bir tür elde edilmiştir. Sonraki süreçlerde hastalıklara dayanıklı ve daha verimli ürünler üretilmiştir. Bu uygulama, diğer tarım ürünlerine de uygulanmıştır. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bu yenilikler hâlen devam etmektedir.

Günümüzde gelişmişlik düzeyi farklı olan ülkelerde uygulanan tarım teknikleri de farklıdır. Bu yöntemleri, modern ve geleneksel yöntemler olarak iki gruba ayırabiliriz. Doğa koşullarına bağımlılığın belirleyici düzeyde olduğu, modern araç ve gereçlerin sınırlı olarak kullanıldığı geleneksel tarım tekniğinde üretim, daha çok aile ihtiyacını gidermeye yöneliktir.

Fotoğraf 3.55 Modern tarım tekniklerinden biri

Fotoğraf 3.55 Modern tarım tekniklerinden biri

Ekstansif tarım tekniği de denilen bu yöntemde üretimdeki dalgalanmalar, büyük ölçüde iklim koşullarına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Modern (Fotoğraf 3.55) ya da intansif olarak adlandırılan tarım yönteminde ise verim yüksektir ve üretimde dalgalanmalar azdır. Toprağın işlenmesi, sulama, gübre kullanımı ve zararlılarla mücadele, gelişmiş araç ve gereçlerle yapılmaktadır. Şimdi farklı tarım teknikleri uygulayan ülkelerden Danimarka ve Pakistan’ı inceleyelim.

Tarım ve Ekonomi | Tarımın Gelişim Dönemleri ve Özellikleri

Add Comment