Türkiye’de İç Kuvvetler | Epirojenez, Orojenez, Volkanizma, Depremler

Epirojenez, orojenez, volkanizma ve depremler ülkemizin yer şekillerinin biçimlenmesinde etkili olan iç kuvvetlerdir.

1. Türkiye’de Epirojenez

Türkiye arazisi, Senozoik’in Tersiyer Dönemi’nde (Üçüncü Jeolojik Zaman) Alp-Himalaya kıvrımlarının etkisiyle yükselmiştir. Bu dönemde Gondwana (Gındvana) ve Laurasia (Loreja) levhalarının birbirine yaklaşması sonucunda Anadolu karasında yükselme gerçekleşmiştir.

Tersiyer’de Türkiye arazisi büyük ölçüde kara hâline gelmiş ve dış kuvvetler tarafından aşındırılmıştır. Tersiyer’in sonlarına doğru yer yer peneplen hâline gelen Türkiye arazisi hafiflediği için yükselmiştir. Anadolu karası yükselirken deniz seviyesi çekilmiştir. Bu nedenle Türkiye kıyılarında kıyı sekilerine rastlanmaktadır.

Ülkemizde epirojenik hareketlerin devam ettiği yerlerden biri de Çukurova, Ergene Havzası, Akdeniz ve Karadeniz çanaklarıdır. Buralarda binlerce yıldır meydana gelen tortullanmadan dolayı çökmeler gerçekleşmektedir.

2.Türkiye’de Orojenez

Türkiye’nin önemli bir kısmı Tersiyer’de meydana gelen AlpHimalaya dağ oluşumundan etkilenmiştir. Gondwana ve Laurasia karalarının birbirine yaklaşması sonucunda aradaki Tethys tortulanma alanı sıkışarak su yüzeyine çıkmıştır. Sıkışmanın devam etmesiyle kıvrılan tabakalar, Kuzey Anadolu (Fotoğraf 1.28) ve Toros dağlarını meydana getirmiştir.

Fotoğraf 1.28 Kuzey Anadolu Dağlarından bir görünüm (Küre Dağları)

Fotoğraf 1.28 Kuzey Anadolu Dağlarından bir görünüm (Küre Dağları)

Aynı süreçte sıkışan katmanların bir kısmı da sert yapıda olduğundan kıvrılamamış, belirli hatlar boyunca kırılmıştır. Kırılma sonucu yer kabuğu, fay hatları boyunca bloklar hâlinde yükselmiş ya da çökmüştür. Yükselen kısımlar, dağları oluşturmuştur. Ege kıyıları boyunca kıyıya dik uzanan Madra, Yunt ve Aydın dağları ile Bozdağlar (Fotoğraf 1.29) bu şekilde meydana gelmiştir.

Fotoğraf 1.29 Bozdağlar kırık dağlardandır.

Fotoğraf 1.29 Bozdağlar kırık dağlardandır.

3. Türkiye’de Volkanizma

Türkiye’nin yaklaşık üçte biri volkanik materyallerle kaplıdır. Genç ve hareketli bir arazi yapısına sahip olduğu için ülkemizin bazı yörelerinde volkanik oluşumlara rastlanır. Türkiye’deki volkanik alanların başlıcaları Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Batı Anadolu’da yer almaktadır.

Doğu Anadolu’da volkanik olaylar sonucu çıkan lavlar çok geniş alanları kaplamıştır. Bu kesimdeki başlıca volkanik dağlar ise kuzeydoğu ve güneybatı yönünde uzanmaktadır. Büyük Ağrı (Fotoğraf 1.30) ve Küçük Ağrı dağları, Tendürek, Süphan ve Nemrut dağları bu kesimdeki başlıca volkanik dağlardır (Harita 1.6).

Fotoğraf 1.30 Ağrı Dağı, volkanizmayla oluşmuştur.

Fotoğraf 1.30 Ağrı Dağı, volkanizmayla oluşmuştur.

Güneydoğu Anadolu’da yer alan Karacadağ, çok geniş bir alana yayılmış lavlardan oluşmaktadır.

İç Anadolu’da da volkanik araziler geniş yer kaplamaktadır. Kuzeydoğu ve güneybatı doğrultusunda uzanan Erciyes, Hasandağı, Melendiz, Karadağ ve Karacadağ İç Anadolu’daki başlıca volkanik dağlardır.

Batı Anadolu’daki başlıca volkanik alanlar Kula çevresinde bulunmaktadır. Bu kesimdeki volkanik bölge lav ve tüf örtüsüyle kaplıdır. Ayrıca Kula çevresinde çok sayıda genç volkan konisi bulunmaktadır.

Harita 1.6 Türkiye’nin volkanik dağları

Harita 1.6 Türkiye’nin volkanik dağları

4. Türkiye’de Depremler

Türkiye,  Arabistan  ve  Afrika  ile  Avrasya  levhası  arasın da sıkıştığından ülkemizde sıklıkla depremler yaşanmaktadır. Ülkemizdeki deprem alanları beş bölgeye ayrılmaktadır. Birinci derece deprem alanları fay hatlarının çevresini oluşturmaktadır. Depremin en yıkıcı etkisi (Fotoğraf 1.31) bu hat boyunca görülmektedir.

Fotoğraf 1.31 Van depreminden sonra Van’dan bir görünüm

Birinci derece deprem bölgesinden uzaklaştıkça depremin etkisi azalmaktadır. Beşinci derece deprem bölgesi ise deprem bakımından en az tehlikeli yerleri oluşturmaktadır.

Tuz Gölü’nün güneyi ile Anamur Burnu arasındaki bölge beşinci derece deprem alanıdır (Harita 1.7).

Harita 1.7 Türkiye’de deprem bölgeleri

Harita 1.7 Türkiye’de deprem bölgeleri

Ülkemizde karstik bölgelerde görülen çökme depremlerin etki alanı çok dardır. Bu tür depremler, yer altı mağaralarının tavanlarının çökmesiyle gerçekleşir.

Add Comment