Yağış Nasıl Gerçekleşir? Yağış Şekilleri Nelerdir? Yağış Rejimi Nedir?

Atmosferdeki su buharının sıvı veya katı hâle geçerek yeryüzüne düşmesine yağış denir. Sis ve bulutları meydana getiren su zerreciklerinin çapı, ortalama 40 mikron kadardır. Bu nedenle bu zerrecikler havada asılı durabilmektedir. Sıcaklığın düşmesiyle birbirine yaklaşıp birleşen bu tanecikler irileştikleri için yere düşerek yağış oluşturur.

Yeryüzüyle temas eden havanın yoğuşmasıyla çiy, kırağı ve kırç oluşur. Çiy (Fotoğraf 1.5.14), havadaki nemin, cisimler üzerinde su buharı damlacıkları şeklinde yoğuşmasıyla oluşur. Sıcaklığın 0 °C’un altına düşmesiyle bazen havadaki su buharı buz kristalleri şeklinde yoğuşur. Buna kırağ  (Fotoğraf 1.5.15) denir. Buna göre kırağı oluşumunda su buharı sıvı hâle geçmeden katı hâle geçer.

Fotoğraf 1.5.14 Çiy

Fotoğraf 1.5.14 Çiy

Kırç (Fotoğraf 1.5.16) ise yine sıcaklığın 0 °C’un altında olduğu zaman, havadaki damlacıklarının çok soğuk cisimler üzerinde buz kristalleri şeklinde yoğuşmasıyla oluşur.

Fotoğraf 1.5.15 Kırağı - Fotoğraf 1.5.16 Kırç

Fotoğraf 1.5.15 Kırağı – Fotoğraf 1.5.16 Kırç

Bulutların oluşturduğu yağış şekilleri yağmur, kar ve doludur. Yağmur (Fotoğraf 1.5.17), sıcaklığın 0 °C’un üzerinde olduğu zaman meydana gelen yoğuşma şeklidir. Sıcaklık 0 °C’un altına düştüğü zaman yağışlar kar şeklinde gerçekleşir. Kar (Fotoğraf 1.5.18) oluşumunda yoğuşma buz kristalleri şeklindedir.

Fotoğraf 1.5.17 Yağmur

Fotoğraf 1.5.17 Yağmur

Dolu (Fotoğraf 1.5.19), düzensiz ya da yuvarlak şekilli buz parçacıklarıdır. Bulutların içindeki yağmur damlacıklarının dikey yönlü hava hareketleri sonucunda yükselerek soğuması ve tekrar alçalması, bu olayın defalarca tekrar etmesi sonucu meydana gelir.

Fotoğraf 1.5.18 Kar - Fotoğraf 1.5.19 Dolu

Fotoğraf 1.5.18 Kar – Fotoğraf 1.5.19 Dolu

  • Yağış Şekilleri

Yağışlar havanın ısınarak yükselmesi, farklı sıcaklıklardaki havaların karşılaşması ve nemli bir havanın yamaç boyunca yükselmesi sonucunda meydana gelmektedir. Buna göre yağış oluşum şekilleri konveksiyonel, cephe ve orografik yağışlar olarak üçe ayrılır.

1- Konveksiyonel Yağışlar

Çevresine göre daha sıcak olan hava kütlesi, yoğunluğu da çevresine göre daha düşük olduğundan yükselmeye (Şekil 1.5.16) başlar. Yükselen hava soğuduğu için neme doyar. Önce bulut oluşur. Yükselme ve buna bağlı olarak soğuma devam edince yağış gerçekleşir.

Bu tür yağışlara ekvatoral bölgede hemen her gün rastlanır. Ülkemizde daha çok ilkbaharda ve yaz başlarında görülen bu tür yağışlara İç Anadolu’da “kırkikindi yağışları” denir.

Şekil 1.5.16 Konveksiyonel yağış

Şekil 1.5.16 Konveksiyonel yağış

2- Cephe Yağışları

İki ayrı hava kütlesini birbirinden ayıran sınıra cephe denir. Bu tür alanlarda yoğunluğu az olan sıcak ve nemli hava, yoğunluğu fazla olan soğuk havanın üzerine doğru yükselir (Şekil 1.5.17).

Yükseldikçe soğuyan hava yağış bırakır. Kutup rüzgârlarıyla batı rüzgârlarının karşılaştığı 60. enlemler ile tropikal ve kutupsal hava kütlelerinin karşılaşma alanı olan orta kuşakta bu tür yağışlara sıklıkla rastlanır.

Şekil 1.5.17 Cephe yağışı

Şekil 1.5.17 Cephe yağışı

3- Orografik Yağışlar

Nemli hava bir dağ yamacı boyunca yükselerek soğumaya başlar. (Şekil 1.5.18). Yükselen hava soğuduğu için neme doyar ve belirli bir yükseklikten sonra doyma noktasına ulaşınca yağış bırakır. Bu tür yağışlara daha çok dağların denize dönük yamaçlarında rastlanır. Örneğin Hint Okyanusu üzerinden gelen hava kütleleri, Himalayalar’ın eteklerine bol yağış bırakır.

Ülkemizde de Karadeniz ve Akdeniz kıyıları boyunca uzanan sıradağlar fazla yağış almaktadır. Alizelerin denizden estiği Brezilya’nın ve Madagaskar’ın doğu kıyıları bu tür yağışların fazla görüldüğü alanlardır.

Şekil 1.5.18 Orografik yağış

Şekil 1.5.18 Orografik yağış

  • Yağış Rejimi

Yağışın yıl içindeki dağılışı, yağış rejimi olarak ifade edilmektedir. Bazı yerlerde yıl boyunca yağış görülür. Bu tür yerlerin yağış rejimi düzenlidir. Ekvatoral bölge ve okyanusal iklim bölgelerinin yağış rejimi bu türdendir.

Yılın bir dönemi yağışlı ve bir dönemi kurak olan yerlerin yağış rejimi düzensizdir. Örneğin en fazla yağışı kışın alan Akdeniz ve en fazla yağışı yazın alan muson iklim bölgelerinin yağış rejimleri bu türdendir.

  • Yeryüzünde Yağış Dağılışı

Yeryüzüne düşen yağış plüviyometre denilen bir aletle ölçülmekte, metrekareye düşen yağışın yüksekliği olarak ifade edilmektedir. Bunun için kg/m2, cm/m2 veya mm/m2 şeklinde ifadeler kullanılır.

Yeryüzünde yıllarca yağış almayan yerler bulunduğu gibi yıl boyunca yağış alan yerler de bulunmaktadır. Yer şekilleri, denize göre konum, hava basıncı, sıcaklık ve okyanus akıntıları gibi etmenler, yağış dağılışını etkileyen etmenlerin başlıcalarıdır.

30. enlemlerdeki dinamik yüksek basınç alanları, yeryüzünde yağışın çok az olduğu çöl bölgeleridir. Orta kuşakta, etrafı yüksek dağlarla çevrili yerler ile nemin az olduğu kutuplar da yeryüzünün az yağış alan bölgeleridir.

Yıl boyunca yağış alan ekvatoral bölge ile Güneydoğu Asya yeryüzünün en fazla yağış alan bölgeleridir (Harita 1.5.13). Batı rüzgârlarına açık olan orta kuşak karalarının batısı da fazla yağış alan yerlerdendir.

Harita 1.5.13 Yeryüzünde yağış dağılışı (water.usgs.gov)

Harita 1.5.13 Yeryüzünde yağış dağılışı (water.usgs.gov)

Add Comment