Türkiye’nin Jeolojik Geçmişi

Türkiye’nin bulunduğu alanda her jeolojik zamana ait arazilere rastlamak mümkündür.

Ülkemizde Paleozoik’e (Birinci Jeolojik Zaman) ait arazilere Yıldız Dağları, Zonguldak çevresi, MenderesMenteşe arası, Anamur Alanya arası, Bitlis ve Kırşehir çevresinde rastlamak mümkündür. Zonguldak çevresindeki taş kömürü yatakları Paleozoik’te Türkiye’nin bulunduğu yerde adalar hâlinde karaların bulunduğunu ve buraların gür bir bitki örtüsüyle kaplı olduğunu kanıtlamaktadır.

Fotoğraf 1.3 İç kesimlerde deniz canlılarına ait fosiller, Türkiye’nin bir dönem deniz ortamında yer aldığını gösterir.

Fotoğraf 1.3 İç kesimlerde deniz canlılarına ait fosiller, Türkiye’nin bir dönem deniz ortamında yer aldığını gösterir.

Mezozoik’te (İkinci Jeolojik Zaman) Türkiye, Tethys Denizi’nin bulunduğu alanda yer almaktaydı. Bu nedenle ülkemizin büyük bir kısmında deniz canlılarına ait fosillere rastlanmaktadır (Fotoğraf 1.3). Bu dönemin diğer önemli bir olayı, karalardan taşınan materyallerin Tethys Denizi’nde tortulanmasıdır.

Senozoik’in Tersiyer Dönemi’nde (Üçüncü Jeolojik Zaman) Gondwana (Gondvana) ile Laurasia’nın birbirine yaklaşması sonucunda Tethys Denizi tabanındaki tortul tabakalar sıkışarak deniz yüzeyine çıkmaya başlamıştır (Harita 1.1).

Harita 1.1 Tersiyer’de Türkiye’nin bulunduğu bölge (qph.ec.quoracdn.net)

Harita 1.1 Tersiyer’de Türkiye’nin bulunduğu bölge (qph.ec.quoracdn.net)

Türkiye’nin bulunduğu arazi de bu dönemde büyük ölçüde kara hâline gelmiştir. AlpHimalaya dağ oluşumundan Türkiye de etkilenmiş, Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar, bu dönemde meydana gelmiştir. Tersiyer’de Türkiye’nin iç kesimleri büyük ölçüde göllerle kaplanmıştır (Konya, Ankara, Çankırı, Sivas, Oltu, Olur, Narman, Kağızman, Kötek, Iğdır çevresi).

Bu dönemde yetişen gür bitkiler, birçok yerde günümüzdeki linyit yataklarını oluşturmuştur. Ülkemizdeki petrol ve bor yatakları da bu dönemde meydana gelmiştir.

Senozoik’in Kuaterner Dönemi’nde Ege Denizi’nin bulunduğu yerde üzerinde göllerin yer aldığı Egeid karası bulunmaktaydı. Bu kara, fay hatları boyunca çökmeye başlamış, Akdeniz’in suları buraya dolarak Ege Denizi’ni oluşturmuştur.

Buradaki sular önce bir akarsu vadisi olan Çanakkale Boğazı üzerinden Marmara çanağına dökülerek Marmara Denizi’ni oluşturmuş, daha sonra yine bir akarsu vadisi olan İstanbul Boğazı’ndan bir tatlı su gölü olan Karadeniz’e akmıştır. Böylece Karadeniz oluşmuş ve Türkiye arazisi bugünkü görünümünü almıştır.

Add Comment